Hüdayi Vakfı’ndan “Toplumsal çürümeyi kabullenmiyoruz” açıklaması

Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, çocukların ve ailelerin korunması, yayın denetiminin güçlendirilmesi, kumar ve bağımlılık reklamlarının yasaklanması çağrısında bulundu. Açıklamada, rüşvet ve yolsuzlukların sorumlularının kim olursa olsun hesap vermesi istendi.
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz!” başlıklı açıklamasında çocukların, gençlerin ve ailelerin korunması için eğitimden medyaya, bağımlılıkla mücadeleden yolsuzluklara kadar birçok alanda sorumluluk alınması çağrısında bulundu.
Vakfın 13 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı, “İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” alt başlığını taşıyan metinde; dil, din, mahremiyet, aile ve geleceğe ilişkin kaygılar dile getirildi. Açıklamada, toplumsal sorunlara karşı sessiz kalınmaması ve çözüm üretilmesi gerektiği vurgulandı.
Eğitimde vicdan ve değerler vurgusu
Okullardaki şiddete değinen vakıf, eğitimde sınav başarısının insan yetiştirme hedefinin önüne geçirilmesini eleştirdi. Eğitimin yalnızca bilgi ve beceri kazandırmakla sınırlı kalmaması, vicdanı ve ahlaki sorumluluğu da beslemesi gerektiğini savundu.
Değerler eğitiminin birkaç ders saati veya ezberlenmiş öğütlerle sınırlandırılamayacağını belirten açıklamada; öğretmenlerin tutumu, okul yönetimi, sınavlarda adalet ve zayıfın güçlü karşısında korunması gibi alanlarda bu anlayışın karşılık bulması istendi.
Televizyon yayınları ve dijital içeriklere eleştiri
Vakfın açıklamasında gündüz kuşağı programları ve diziler de eleştirildi. Bazı yayınların aile bağlarını zayıflattığı, şiddeti ve zorbalığı özendirici biçimde sunduğu ileri sürüldü. Reyting ve reklam gelirlerinin, çocukların ve ailelerin korunmasının önüne geçmemesi gerektiği ifade edildi.
Çocukları, gençleri ve aileyi koruyan yayın denetiminin gecikmeden ve tavizsiz uygulanması talep edildi. Vakıf, yalnızca para cezası verilmesinin yeterli olmadığını savunarak zararlı bulduğu içeriklere karşı etkili denetim çağrısı yaptı.
Kumar ve bağımlılıkla mücadele çağrısı
Uyuşturucu ve sanal kumarın aileler üzerindeki etkilerine dikkat çeken vakıf, bağımlılıkların borçlanma ve ailelerin dağılması gibi sonuçlara yol açtığını belirtti. Metinde, sosyal medyada beğeni ve görünürlük uğruna mahremiyetin zedelenmesine ilişkin eleştiriler de yer aldı.
Açıklamada kumar ve bağımlılık reklamlarının tamamen yasaklanması, aile danışmanlığı ve bağımlılık tedavisinin ise her ailenin ulaşabileceği şekilde yaygınlaştırılması istendi.
“Kim olursa olsun hesap vermeli”
Metinde “fon krizi” olarak anılan gelişmelere de değinildi. Vakıf, bu konuda denetimsizlik ve kayırmacılık eleştirisi yaparak sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu. Açıklamada, bu ifadeyle kastedilen fon veya olayın ayrıntıları ve kişi isimleri belirtilmedi.
Rüşvet ve yolsuzluklara karşı çağrının kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma kadar bütün alanları kapsadığı ifade edildi. Sorumluların kimliğine bakılmaksızın hesap vermesi talep edilirken, yalnızca güçsüzlerin hatalarını eleştiren ve güçlülerin yanlışlarına sessiz kalan bir ahlak anlayışının inandırıcılığını kaybedeceği savunuldu.
Vakfın öne çıkan talepleri
- Yayın denetimi: Çocukları, gençleri ve aileleri koruyacak denetimin etkin biçimde uygulanması.
- Bağımlılıkla mücadele: Kumar ve bağımlılık reklamlarının yasaklanması.
- Destek hizmetleri: Aile danışmanlığı ve bağımlılık tedavisine erişimin yaygınlaştırılması.
- Eğitim: Değerler eğitiminin müfredatın temel unsurlarından biri olması.
- Hesap verebilirlik: Rüşvet ve yolsuzlukların sorumlularının kim olursa olsun hesap vermesi.
Vakfın açıklamasında, Türkiye’nin son çeyrek asırda çeşitli alanlarda ilerleme kaydettiği değerlendirmesine de yer verildi. Bu kazanımların kişisel hırs, menfaat ve sorumsuzluk nedeniyle zarar görmemesi gerektiği belirtildi. Metin, iyiliğin öğretilmesi, yaşanması ve korunması ile geleceğe birlikte sahip çıkılması çağrısıyla tamamlandı.
Açıklamanın tam metni
Vakfın iki sayfalık açıklaması aşağıda sırasıyla yer alıyor.









