İki Dönem Geçti, Nasip Üçüncüye: Cide’nin Bitmeyen Bakım Evi

Cide’de bazı binalar yalnızca beton, demir ve tuğladan oluşmaz. Üzerlerinde seçimlerin, verilen sözlerin, değişen yönetimlerin ve yıllarca ertelenen beklentilerin izleri vardır. Memiş Mahallesi’ndeki yarım kalan yaşlı bakım evi de böyle bir yapı. Temeli atıldığında bir sosyal hizmet projesiydi. Bugün ise Cide siyasetinin hizmet üretme ve başladığı işi tamamlama kapasitesini sorgulatan bir meseleye dönüştü. Aradan geçen yıllarda belediye yönetimleri değişti, siyasi adresler değişti, yeni vaatler duyuldu. Bakım evinin tamamlanması meselesi ise hâlâ gündemimizde.
2017: Temel atıldı, hizmet beklentisi başladı
Bu hikâyenin başlangıcı 2017’ye uzanıyor. O tarihte Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir’di ve belediye AK Parti yönetimindeydi. Dönemin Valisi Yaşar Karadeniz’in de katıldığı temel atma töreniyle başlayan projede, Murat, Mustafa ve Emin Demir kardeşlerin katkısıyla kaba inşaat tamamlandı. Dönemin haberlerinde 64 kişilik olarak anlatılan bakım evi, ilçenin yaşlılarına hizmet verecek bir yatırım olarak kamuoyuna sunuldu. Dolayısıyla başlangıçtaki emeği ve hayırseverlerin katkısını teslim etmek gerekiyor. Bu binanın ortaya çıkmasında kimin hangi sorumluluğu üstlendiği unutulmamalı.
Ancak emeği teslim etmek, ortaya çıkan eksikliği görmezden gelmek anlamına gelmez. Bir sosyal hizmet binasının temelini atmak değerlidir; kaba inşaatını tamamlamak da önemli bir aşamadır. Buna rağmen vatandaşın beklediği hizmet, binanın kapısından içeri girip yararlanabildiği gün başlar. Duvarları yükselmiş bir bakım eviyle çalışan bir bakım evi arasında büyük bir mesafe vardır. Cide’nin yıllardır aşamadığı mesafe de tam olarak budur.
2019: Yönetim değişti, proje bekledi
2019’da sandık farklı bir karar verdi. Mehmet Eşref Mutlu, CHP’den Cide Belediye Başkanı seçildi. Böylece bakım evinin geleceği, göreve gelen yeni yönetimin önünde duran meselelerden biri oldu. Belediye yönetiminin değişmesi demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Fakat ilçenin ihtiyacı seçim sonucuyla ortadan kalkmaz. Önceki dönemde başlanmış bir projenin, yeni dönemde nasıl tamamlanacağı ve hangi hizmet modeliyle işletileceği konusunda bir yol bulunması gerekir.
CHP yönetimi açısından bu bina, sosyal belediyecilik anlayışının somut bir sınavıydı. Yaşlıların bakımını, yalnızlığını ve günlük hayatını önemseyen bir belediyecilik iddiasının, yarım kalmış böyle bir yatırımla karşılaştığında ortaya koyacağı çözüm özellikle önem taşır. Hazır bir kaba inşaatın bulunması, işin kolay olduğu anlamına gelmez. Ancak ortada mevcut bir yatırım, geçmişte harcanmış emek ve tamamlanmayı bekleyen bir hizmet varsa, bunun geleceğini açıklamak da yönetim sorumluluğunun parçasıdır.
Mehmet Eşref Mutlu dönemini değerlendirirken hakkaniyetli olmak gerekir. Belediyenin 24 Mayıs 2022 tarihli açıklamasında, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlara yönelik evde tıraş ve sıcak yemek uygulamalarına evde temizlik hizmetinin de eklendiği duyurulmuştu. Bu hizmetlerin insanların hayatındaki karşılığını küçümsemek doğru olmaz. Bununla birlikte, yaşlılara yönelik başka çalışmaların yapılması, bakım evi projesinin tamamlanamamış olmasını açıklamıyor. Bu bina bakımından değerlendirdiğimizde, o dönemin sonunda da beklenen hizmet ortaya çıkmadı.
Tam da burada Cide halkının sorması gereken sorular var. Projenin tamamlanmasını engelleyen sorun neydi? Finansman mı bulunamadı, işletme modeli mi kurulamadı, kurumlar arasında anlaşma mı sağlanamadı? Belediye başka ihtiyaçlara mı öncelik verdi? Bu sorulara verilecek açık ve belgeli cevaplar, geçmiş dönemin değerlendirilmesini de daha sağlıklı hâle getirir. Ortada açıklanmayan bir boşluk kaldığında, o boşluğu siyasi suçlamalar doldurur. İlçenin ihtiyacı ise birbirini suçlayan açıklamalardan daha fazlasıdır.
2024: Nejdet Demir geri döndü
2024 seçimlerinde Cide’nin yönetimi yeniden değişti. Nejdet Demir bu kez MHP adayı olarak seçimi kazanarak belediye başkanlığına döndü. Böylece 2017’de temeli atılan projenin hikâyesinde üçüncü belediye dönemi başladı: AK Parti döneminde başlanan, CHP döneminde tamamlanamayan yatırım, bugün MHP yönetiminin önünde duruyor. Başlangıcında bulunan bir belediye başkanının yıllar sonra aynı yarım projeyle yeniden karşılaşması, Cide açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo.
Nejdet Demir’in geri dönüşü, bu projenin tamamlanması açısından yeni bir fırsat oluşturabilir. Başlangıç sürecini bilen bir başkanın, projenin geçmişine ve ihtiyaçlarına hâkim olması beklenir. Fakat geçmişte temel atmış olmak, bugünün sorumluluğunu hafifletmez. Aksine, başlanmış bir işin yıllar sonra hâlâ bekliyor olması, tamamlanması konusunda daha güçlü bir beklenti doğurur. Cidelinin gözünde bu bina artık geçmiş dönemlerin tartışması kadar, mevcut yönetimin de çözmesi gereken bir meseledir.
Araştırmada karşıma çıkan önemli bir tarih daha var: 31 Mayıs 2025. Nejdet Demir, o tarihte yerel basına yaptığı açıklamada bakım evinin tamamlanacağını ve çalışmalara başlanacağını söylemişti. Dolayısıyla bugün konuyu değerlendirirken bu açıklamayı da hatırlamak gerekiyor. Projeyi bitirme iradesi daha önce kamuoyuna duyuruldu. Şimdi vatandaşın beklediği, bu iradenin hangi uygulama takvimiyle ve hangi kaynakla sonuca ulaşacağıdır.
Bu hatırlatma, yeni bir girişimin değerini düşürmek için yapılmıyor. Verilen sözlerin hafızasını tutmak, yerel kamuoyunun en temel görevlerinden biridir. Her açıklamayı yeni bir başlangıç gibi kabul edersek, arada geçen zamanı değerlendirme imkânımız kalmaz. Oysa bir yıldan fazla zaman önce duyurulan hedefin ardından hâlâ tamamlanma arayışını konuşuyorsak, gelişmeleri somut aşamalar üzerinden takip etmek gerekir. Ne yapıldı, ne kaldı, bundan sonra ne zaman yapılacak? Kamuoyunu rahatlatacak cevaplar bunlardır.
Meclis gündeminde yardım kampanyası önerisi
5 Ekim 2026 tarihli belediye meclisi gündeminde, Memiş Mahallesi’nde 115 ada 32 parselde bulunan yaşlı bakım evinin tamamlanması için yardım kampanyası başlatılması önerisi yer alıyor. Bu, finansman arayışının meclis gündemine taşınması bakımından dikkate değer bir gelişme. Ancak yazının hazırlandığı saat itibarıyla ortada görüşülecek bir öneri var. Henüz alınmış bir kararın, başlamış bir kampanyanın ya da yeniden çalışmaya açılmış bir şantiyenin varlığını kesinleştiremiyoruz.
Yardım kampanyası, iyi hazırlanır ve doğru yönetilirse, projenin tamamlanmasına katkı sağlayabilir. Bu ilçede geçmişte hayırseverlerin ortaya koyduğu katkı zaten binanın hikâyesinin önemli bir parçası. Bundan sonra da insanların kendi memleketlerinde yaşlılara hizmet verecek bir yatırım için destek sunmak istemesi kıymetlidir. Fakat destek çağrısının güçlü olabilmesi için insanların önünde anlaşılır bir plan bulunmalıdır. Toplanması hedeflenen miktar, tamamlanacak işler, belediyenin katkısı ve öngörülen takvim açıklanmalıdır.
Bağış yapacak kişi, verdiği desteğin hangi aşamayı tamamlayacağını bilmek ister. Bugün yapılan katkının ardından yeniden yıllarca beklenip beklenmeyeceğini de merak eder. Bu nedenle kampanyanın başarısı yalnızca çağrının ne kadar geniş duyurulduğuyla ölçülemez. Güven veren bir organizasyon, düzenli bilgilendirme ve işin ilerlediğini gösteren somut sonuçlar gerekir. Cide’de bu kadar uzun süredir bekleyen bir yatırım için, güveni yeniden güçlendirmek de inşaatı ilerletmek kadar önemlidir.
Üstelik binanın tamamlanmasıyla birlikte başka bir sorumluluk başlayacak. Bir bakım evinin personeli, günlük giderleri, bakım düzeni ve sürekliliği için de hazırlık yapılması gerekir. İnşaatın bitiş tarihiyle hizmetin başlayacağı tarih arasında belirsiz bir dönem oluşmamalıdır. Bugünden açıklanacak bir işletme planı, projenin gerçekten sonuca yaklaştığını gösterebilir. Cidelinin beklediği, boyası yapılmış ve kapısı kilitli duran yeni bir bina değil; içine hayat giren, düzenli hizmet sunan bir bakım evidir.
Siyasi adres değişir, sorumluluk kalır
Bu uzun bekleyişin siyasi açıdan dikkat çeken bir başka tarafı da var. 2019’da CHP’den belediye başkanı seçilen Mehmet Eşref Mutlu’nun adı, 2 Ekim 2026’da gerçekleştirilen Yeni Parti Cide kongresinin il delegeleri listesinde yer alıyor. Doğrudan istifa açıklamasının metnine ulaşamasam da, yayımlanan kongre listesinde adının bulunması güncel siyasi konumuna ilişkin somut bir bilgi. Böylece bakım evinin hikâyesindeki iki başkanın da farklı dönemlerde farklı siyasi çatılarla anıldığı bir tablo ortaya çıkıyor.
İnsanlar siyasi tercihlerini değiştirebilir. Bir partiden ayrılabilir, başka bir siyasi oluşuma destek verebilir veya yeni bir yolda yürümeye karar verebilir. Bu tercihlerin gerekçeleri ayrıca tartışılır. Ancak siyasi adres değişikliği, belediye başkanlığı döneminde üstlenilmiş sorumlulukları ortadan kaldırmaz. Görev sırasında tamamlanan işler nasıl kişinin hizmet geçmişinde yerini koruyorsa, tamamlanamayan işler de o geçmişin içinde kalır. Yeni bir siyasi başlangıç, geçmişteki bir kamu meselesini kendiliğinden kapatmaz.
Cide açısından asıl öğretici olan da bu. Parti isimleri değişirken ilçenin ihtiyaçları aynı yerde durabiliyor. Seçim dönemlerinde farklı cümlelerle anlatılan beklentiler, yıllar sonra yeniden gündeme geliyor. Bu nedenle vatandaşın siyasetçiye yönelteceği sorunun merkezinde hizmetin sonucu bulunmalıdır. Bakım evi özelinde artık hepimizin bakması gereken yer açık: Bu proje hangi yönetim döneminde, hangi yöntemle ve hangi tarihte gerçekten hizmete açılacak?
Nejdet Demir’in önünde bugün bu hikâyeyi sonuçlandırma fırsatı var. Projeyi tamamlamaya yönelik her ciddi girişimin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Meclise taşınan yardım kampanyası önerisi de bu açıdan takip edilmeli. Aynı zamanda CHP döneminde neden sonuç alınamadığı, önceki açıklamaların neden uygulamaya dönüşmediği ve bugünkü planın hangi güvenceye dayandığı da konuşulmalı. Bu soruları sormak, çözümü engellemek değildir. Verilen emeğin ve ortaya konacak desteğin yeniden yarım kalmamasını istemektir.
Bu mesele üzerinden geçmişin bütün hizmetlerini yok saymak da bugünün yönetimine peşinen başarı yazmak da adil olmaz. Başlangıçta katkı sunanların hakkını teslim ederiz, tamamlanamayan işi eleştiririz, yeni bir çözüm girişimini destekleriz ve sonucunu takip ederiz. Yerel kamuoyunun tutarlı tavrı böyle kurulabilir. Siyasi yakınlıklarımızın, aynı yarım bina hakkında farklı ölçüler kullanmamıza yol açmasına izin vermemeliyiz.
Beklenen her yılın insani bir bedeli var
Bir yaşlı bakım evi projesinde geçen zamanın insani karşılığı da var. Belediyeler bir sonraki bütçeyi, bir sonraki toplantıyı ve bir sonraki seçimi bekleyebilir. Bakıma ihtiyaç duyan bir insanın hayatında ise beklenen her yıl farklı bir ağırlık taşır. Bu nedenle gecikmeyi yalnızca inşaat takvimi üzerinden değerlendiremeyiz. Tamamlanamayan bir sosyal hizmetin, ihtiyaç sahiplerine ulaşamayan bir karşılığı vardır. Projenin önemini de aciliyetini de asıl belirleyen budur.
2017’den bu yana yaklaşık dokuz yıl geçti. Projenin başladığı belediye dönemi sona erdi; ardından gelen dönem de tamamlandı. Şimdi üçüncü dönemin içindeyiz. Cide’nin beklediği, bu dönemde aynı dosyanın bir sonraki seçime yeniden taşınmamasıdır. Yardım kampanyası önerisi, açık bir finansman planına; finansman planı çalışan bir şantiyeye; tamamlanan bina da düzenli bir bakım hizmetine dönüşebilmelidir.
İki dönem geçti, nasip üçüncüye…
İki dönem böyle geçti, nasip üçüncüye diyoruz. Bu sözün içinde hem bir sitem hem de hâlâ korunan bir umut var. Umudun karşılık bulması, bakım evinin kapısının hizmet için açılmasıyla mümkün olacak. O gün geldiğinde başlangıçta emek verenleri, yıllar sonra işi tamamlayanları ve katkı sunan bütün Cidelileri birlikte hatırlamak gerekir. Bugün ise bekleyen soruyu açıkça sormaya devam edeceğiz: Cide’nin bakım evi daha ne kadar bekleyecek?