“Dikkat Çeken Araştırma Yeniden Gündemde”

Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (STRASAM) Doç. Dr. Selahattin Ateş imzasıyla yayımlanan “Cide Neden İl Olmalı?” başlıklı makale, Cide’nin il statüsüne kavuşması gerektiğini savunan kapsamlı gerekçeleriyle yeniden dikkat çekiyor. İlk olarak 11 Temmuz 2023’te yayımlanan yazıda konu; coğrafya, ekonomi, kamu hizmetleri ve tarih başlıkları altında ele alınıyor.
Yasal kriterler üzerinden Cide değerlendirmesi
Makalede 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’ndaki coğrafi durum, iktisadi şartlar ve kamu hizmetlerinin gerekleri ölçütlerinden hareket ediliyor. Ateş, bu üç başlık açısından Cide’nin il yapılmasının değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Yazıda özellikle Cide ile Kastamonu merkez arasındaki ulaşım mesafesine dikkat çekiliyor. Makaleye göre Cide, Kastamonu merkeze yaklaşık 131 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve uygun şartlarda yolculuğun yaklaşık 2,5 saat sürdüğü ifade ediliyor. Cide’nin kıyı şeridinin 103 kilometre, kesintisiz kumsalının ise yaklaşık 11 kilometre olduğu da makaledeki coğrafi gerekçeler arasında sıralanıyor.
Cide merkezli yeni bir bölgesel yapı önerisi
Makalede Cide’nin yalnız başına değil, çevresindeki ilçelerle birlikte ele alınabileceği görüşü de dile getiriliyor. Yazar; Kurucaşile, Şenpazar, Pınarbaşı, Azdavay ve Doğanyurt ilçelerinin Cide merkezli olası bir idari yapı içerisinde değerlendirilebileceğini öne sürüyor. Bu, mevcut bir resmî karar veya proje değil, makalenin yazarına ait bir öneri niteliğinde.
Cide’nin geçmişte denizcilik, liman faaliyetleri ve ticaret açısından taşıdığı öneme de değinilen yazıda; turizm potansiyeli, orman varlığı, kanyonlar, dağlar ve mağaralar ilçenin ekonomik gelişme imkânları arasında gösteriliyor.
Bitmeyen yollar ve kamu hizmetleri de gündemde
Yazının dikkat çekici bölümlerinden biri de ulaşım ve kamu hizmetleri. Makalede Karadeniz sahil yolunun Cide çevresindeki eksik kesimleri örnek gösterilerek coğrafi güçlüklerin bölge halkının kamu hizmetlerine erişimini etkilediği savunuluyor.
Tarihî Cide vurgusu
Çalışmada Cide’nin Osmanlı dönemindeki idari geçmişine de yer veriliyor. 1882 yılına ilişkin bilgiler aktarılırken Cide’nin dönemin Kastamonu idari yapısı içerisindeki kazalardan biri olduğu belirtiliyor. Yazar ayrıca yaklaşık bir asır önce bölgenin ulaşım ve ekonomik sorunlarına ilişkin yapılan değerlendirmeleri günümüzdeki sorunlarla karşılaştırıyor.
Makalede sonuç olarak Cide’nin il yapılmasının bölgenin kamu hizmetlerine erişimi, ekonomik gelişimi ve turizm potansiyeli açısından yeni imkânlar oluşturabileceği görüşü savunuluyor. Ancak söz konusu çalışma bir görüş/araştırma yazısıdır; Cide’nin il yapılmasına ilişkin alınmış resmî bir karar anlamına gelmemektedir.







